Son günlerde bazı çevreler, BM Genel Kurulu’nda Azerbaycanlı bir temsilcinin İsrail Başbakanı Netanyahu’nun konuşmasını dinlemesini bahane ederek Azerbaycan’a saldırmaktadır.
Bir konuşmayı dinlemek, konuşmacının politikalarını desteklemek anlamına gelmez. Nitekim Azerbaycan, toprakları Ermenistan’ın işgali altındayken bile uluslararası toplantılarda Ermeni temsilcilerin konuşmalarını diplomatik teamüller gereği dinlemiştir.
Ayrıca Azerbaycan, BM’de Filistin halkının meşru haklarını ve iki devletli çözümü savunan kararlara destek vermiştir. Bugün Azerbaycan’ın Filistin meselesine yaklaşımı, Türkiye’nin yaklaşımından farklı değildir.
Maalesef her iki ülkede de Türkiye–Azerbaycan kardeşliğinden rahatsız olan, Türk Dünyası’nın güçlenmesini istemeyen birtakım çevreler bulunmaktadır. Kendilerini gizlemeye çalışan bu Türk düşmanları, iki kardeş ülkenin arasına nifak sokmak ve tarihî bağlarımıza zarar vermek amacıyla sinsi bir eylem planı yürütmektedir.
Türkiye’de Azerbaycan’a, Azerbaycan’da ise Türkiye’ye yönelik hakaret ve suçlamalar, doğrudan bu karanlık çevrelerin amaçlarına hizmet etmektedir.
Herkes şunu iyi bilmelidir:
TÜRKİYE–AZERBAYCAN KARDEŞLİĞİ SOSYAL MEDYADA KURULMADI; SOSYAL MEDYADA DA YIKILAMAZ!
Türk Dünyası’nın bütünleşmesini, Zengezur Koridoru’nun açılmasını ve Türk devletlerinin güçlenmesini istemeyenler, öncelikle Türkiye ile Azerbaycan’ın arasını bozmayı hedeflemektedir. Ancak boşuna uğraşıyorlar!
Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak Azerbaycan’ı yabancı bir ülke, Azerbaycan Türklerini de yabancı bir halk olarak görmüyorum. Türkiye ile Azerbaycan’ın kardeşliği tarihîdir, sağlamdır, sarsılmazdır ve ebedidir.
BİR MİLLET, İKİ DEVLET!
Dr. Seyfullah Türksoy
İpekyolu Kamu Diplomasisi Teşkilatı Başkanı