Şuşa Beyannamesi : Tek Millet, Tek Yürek , Tek Yumruk Azerbaycan ve Türkiye’nin Diplomatik Başarısı
Azerbaycan ve Türkiye arasındaki kardeşliği, dostluğu ve ittifakı teyit eden Şuşa Beyannamesi’nin imzalanmasının üzerinden beş yıl geçti. Şuşa Beyannamesi’nin imzalandığı 15 Haziran tarihi, Azerbaycan’da aynı zamanda Milli Kurtuluş Günü olarak kutlanıyor. Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Arasında Müttefiklik İlişkileri Hakkında Şuşa Beyannamesi”, 15 Haziran 2021’de, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından Azerbaycan’ın kültür beşiği Şuşa’da imzalandı. Türkiye, Azerbaycan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk devlettir. Azerbaycan-Türkiye ikili ilişkileri, hem de genel olarak Türk dünyası için tarihi önem taşımaktadır. Azerbaycan-Türkiye ikili ilişkileri, genel olarak Türk dünyası için tarihi önem taşımaktadır. Türkiye ile Azerbaycan, müstesna ilişkilere ve eşine rastlanamayacak kardeşlik ve müttefiklik bağlarına sahip ülkelerdir. Azerbaycan-Türkiye ilişkileri, “Tek Millet, İki Devlet” şiarıyla , tüm alanlarda (siyasi diyalog, askeri, ulaşım projeleri, ekonomi, eğitim, enerji güvenliği, kültür) güçlü ve stratejik bir ittifak ruhuyla devam etmektedir. Türk dünyasının büyük liderleri Mustafa Kemal Atatürk’ün “Azerbaycan’ın sevinci bizim sevincimiz, kederi bizim kederimizdir” ve Haydar Aliyev’in “Türkiye ve Azerbaycan tek millet, iki devlettir” sözleri, Azerbaycan ve Türkiye arasında kurulan stratejik iş birliğinin siyasi felsefesi haline gelmiştir. Şuşa Beyannamesi, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ilişkileri stratejik ortaklıktan müttefiklik seviyesine çıkaran tarihi bir belgedir.
Türkiye ve Azerbaycan, “Tek Millet, İki Devlet” anlayışıyla birbirine kenetlenmiş, tarihi ve kültürel bağları ile tek yürek olarak atan iki kardeş ülkedir. Bu sarsılmaz dostluk ve müttefiklik ruhu, hayatın her alanında ortak sevinçleri ve acıları paylaşarak günümüze kadar güçlenerek gelmiştir.
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in de belirttiği gibi, “Vatan Muharebesi” olarak adlandırılan 2. Karabağ Savaşı sırasında Türkiye’nin siyasi ve manevi desteği Azerbaycan halkına büyük güç vermiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir milletin iki devleti, tek yürek taşıyan evlatlarıyız 44 Günlük İkinci Karabağ Savaşı sırasında dünya bir kez daha bu birlik ve dayanışmaya şahit olmuştur. Şuşa Beyannamesi’nin, beş yıl sonra onaylanan tarihi bir karardır. Şuşa Beyannamesi, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin bağımsızlık tarihinin en önemli olaylarından biridir. Şuşa Beyannamesi , büyük hedeflere giden yolun başlangıcı ve stratejik ittifak ilişkilerinde yeni bir sayfadır. Şuşa Beyannamesi , bölgesel istikrar ve güvenliğin garantisidir. Şuşa Beyannamesi , Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin gelişiminde yeni bir aşamadır. Türkiye ve Azerbaycan, enerji güvenliğinin sağlanmasında iki önemli ortak olarak hareket etmektedir. Bakü-Tiflis-Ceyhan, Bakü-Tiflis-Erzurum ve TANAP gibi projeler bölgenin enerji haritasını değiştirmiş ve Şuşa Beyannamesi , işbirliğinin daha da genişletilmesi için yeni fırsatlar yaratmıştır. Şuşa Beyannamesi, iki kardeş devlet arasındaki ilişkilerin zirvesini ifade eden tarihi bir belgedir. Azerbaycan ve Türkiye arasındaki ilişkiler uzun yıllardır stratejik bir nitelik kazanmış ve hızla gelişmektedir. Dünyada Azerbaycan ve Türkiye kadar birbirine yakın başka bir ülke yoktur. Azerbaycan-Türkiye ilişkileri sürekli olarak güçlenmektedir. Büyük önder Haydar Aliyev’in “tek millet, iki devlet” olarak nitelendirdiği Azerbaycan ve Türkiye devletleri arasındaki ilişkiler bugün amaçlı ve doğru bir şekilde yürütülmektedir. Siyasi alanda Azerbaycan-Türkiye ilişkileri yüksek bir seviyede gelişmiştir. Azerbaycan-Türkiye ilişkileri, tüm Türk dünyası için de önemli bir rol oynamakta ve Türk dili konuşan devletler arasındaki ilişkilerin gelişmesinde güçlü bir etkiye sahiptir. Bugün Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler, bölgedeki diğer kardeş ülkeler için örnek teşkil etmektedir. Türkiye’nin Azerbaycan ile ilişkileri çok yönlü ve stratejik niteliktedir. Sık ve sürekli üst düzey karşılıklı ziyaretler bu ilişkilerin en önemli itici gücüdür. Türkiye, 30 Ağustos 1991’de bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan Cumhuriyeti’ni tanıyan ilk devlettir ve diplomatik ilişkiler 9 Kasım 1991’de kurulmuştur. 14 Ocak 1992’de diplomatik ilişkiler kurulmuş ve Bakü’deki Başkonsolosluk olarak faaliyet gösteren temsilciliğimiz büyükelçilik seviyesine yükseltilmiştir. Türkiye ayrıca Nahçıvan ve Gence’de de Başkonsolosluklar işletmektedir. Ankara’daki Azerbaycan büyükelçiliğine ek olarak, İstanbul ve Kars’ta da Başkonsoloslukları bulunmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti, 1991’de bağımsızlığını kazandığından beri Azerbaycan Cumhuriyeti’nin en büyük destekçisi olmuştur. Türkiye, Azerbaycan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk devlettir. Azerbaycan, bağımsızlığının ilk gününden itibaren Ermenistan’ın saldırgan politikası sonucu Karabağ’ı kaybetmiştir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin birçok kararı Ermenistan’ı işgal altındaki topraklardan çekilmeye çağırmıştır, ancak Ermenistan işgaline devam etmektedir. 27 Eylül 2020’de Ermeni ordusunun sivil halka yönelik artan saldırıları ve temas hattı boyunca köylerin ağır silahlarla bombalanması bardağı taşıran son damla oldu. Aynı gün, Azerbaycan ordusu Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in emriyle karşı saldırı başlattı. 27 Eylül’de başlayan 44 günlük savaş boyunca Azerbaycan ordusu, sivilleri hedef almadan işgal altındaki topraklarını kurtarmayı başardı. 10 Kasım 2020’de imzalanan deklarasyonla, savaşta kaybeden taraf olan Ermenistan, Azerbaycan’ın şartlarını kabul etmek zorunda kaldı ve askeri güçlerini işgal altındaki topraklardan çekmeyi kabul etti. Türkiye, bu savaşta Azerbaycan’ı askeri, siyasi ve diplomatik olarak destekleyen en önemli devletti. Savaştan önce, iki devlet arasındaki ilişkiler hem ekonomik hem de siyasi açıdan stratejik ortaklık düzeyine ulaşmıştı. Her iki devletin girişimiyle çok sayıda ortak ekonomik proje hayata geçirildi. Taraflar arasında askeri alanda imzalanan anlaşmalar da Azerbaycan’ın savaşta zafer kazanmasında önemli bir faktör oldu. Azerbaycan’ın İkinci Karabağ Savaşı’ndaki zaferi, Güney Kafkasya’da kalıcı barışın sağlanması için hayati önem taşımaktadır. Bu durum aynı zamanda Türkiye için yeni fırsatlar yaratacak ve Güney Kafkasya’daki konumunu güçlendirecektir. Özellikle Nahçıvan ile Azerbaycan arasındaki koridorun açılması, Türkiye’yi Hazar Denizi üzerinden doğrudan Azerbaycan ve Orta Asya’ya bağlayacaktır. Sonuç olarak, Türkiye siyasi, ekonomik ve askeri olarak daha etkili bir aktör haline gelecektir. Azerbaycan’ın ekonomik büyüme potansiyeli, genç ve dinamik nüfus yapısından da kaynaklanmaktadır. Ayrıca, eğitim reformları ve mesleki eğitim programları, genç nüfusu nitelikli bir iş gücüne dönüştürmeyi amaçlamaktadır. Sonuç olarak, Azerbaycan zengin doğal kaynakları, stratejik konumu ve genç nüfusu sayesinde ekonomik büyüme potansiyeline sahip bir ülkedir. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in liderliğinde, kurtarılan topraklarımızda büyük ölçekli restorasyon ve yeniden yapılanma çalışmaları devam etmektedir. 15 Haziran 2021’de, bu ihtişam iki ülke arasında bir başka tarihi adımla devam etti. O tarihte, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, zaferimizin sembollerinden biri olan Şuşa şehrinde “Azerbaycan Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti Arasındaki Müttefik İlişkilere Dair Şuşa Deklarasyonu”nu imzaladılar.
Tarihe “Şuşa Deklarasyonu” olarak kazınan bu önemli belge, iki kardeş ülke arasındaki ilişkilerde tamamen yeni bir aşamayı temsil ediyor. 44 Günlük İkinci Karabağ Savaşında dünya, Azerbaycan Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki birlik ve dayanışmaya bir kez daha tanık oldu. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Azerbaycan yalnız değil” mesajını verdi. 44 Günlük İkinci Karabağ Savaşı’ndaki tarihi zaferimiz, birliğimizin somut bir örneğidir. Şuşa Beyannamesi , iki kardeş ülke arasındaki ilişkileri stratejik ortaklık düzeyinden en yüksek ittifak düzeyine yükseltti. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çabaları sonucunda Azerbaycan ve Türkiye, müttefik, stratejik ortak ve güçlü ekonomik ve kültürel bağlara sahip iki ülkedir. Adım adım ilerlediğimiz Türk Yüzyılı yolunda umutlarımız canlı ve hedeflerimiz büyüktür. Türk milletinin hayalleri artık sadece hayal değil. Gelecek Türk Cumhuriyetlerine ve Türk milletine aittir. Azerbaycan-Türkiye ilişkileri dünyaya örnektir. Türkiye-Azerbaycan dostluğu ve kardeşliği ebedi ve sarsılmazdır. Bugün Azerbaycan-Türkiye ilişkileri en yüksek seviyesindedir. İki ülke arasındaki ilişkiler, ittifakın eşsiz bir örneğidir. Türkiye ve Azerbaycan arasındaki sarsılmaz ebedi kardeşlik yaşasın! Adım adım ilerlediğimiz Türk Yüzyılı yolunda umutlarımız canlı ve hedeflerimiz büyüktür. Türk milletinin hayalleri artık sadece hayal değil. Gelecek Türk Cumhuriyetlerine ve Türk milletine aittir. Milli kültürümüzün yaşandığı, korunduğu, hatıralarımızda taşıdığımız ve kalplerimizde yaşattığımız her yer bizim vatanımızdır.
Yaşasın Türkiye-Azerbaycan Birliği ve Kardeşliği
Doç. Dr. Murteza Hasanoğlu
Cumhurbaşkanlığı Devlet İdaresi Akademisi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı